PCRM

VEGAN BESLENME KANSER

RİSKİNİ AZALTIYOR

Cancer Epidemiology, Biomarkers and Prevention dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre vegan beslenme kanser oranının düşmesiyle bağlantılı. 69,120 katılımcının dört yıldan uzun bir süre izlendiği araştırmada, beslenme şablonları vejeteryan olmayanlar, yarı vejeteryanlar, lakto vejeteryanlar (süt ürünleri ve yumurta tüketenler), pesketaryenler (süt, yumurta ve balık yiyenler) ve veganlar olmak üzere dört kategoriye ayrıldı. Vejeteryan olmayanlara kıyasla veganların kanser riski yüzde 16 düşerken, vegan kadınların meme, yumurtalık ve rahim kanseri gibi diğer spesifik kanser risklerinin yüzde 34 azaldığı görüldü.

Tantamango-Bartley Y, Jaceldo-Siegl K, Fan J, Fraser G. Vegetarian diets and the incidence of cancer in a low-risk population. Cancer Epidemiol Biomarkers Prev. Published ahead of print Nov. 20, 2012.

çizgi

DİABET MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Cancer Causes and Control dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre diabet postmenopozal kadınlarda meme kanseri riskini artırıyor. Diabetli 52,657 ve diabetsiz 30,210 kadını izleyen araştırmacılar, meme kanseri oluşumunu ve diabet ilaçlarının meme kanseri riskini artırıp artırmadığını da takip ettiler. Diabeti olmayan kadınlara göre postmenopozal kadınlarda meme kanserinin ortaya çıkma riskinin yüzde 12 daha fazla olduğu ve diabet ilaçlarının meme kanseri riskini azaltmadığı görüldü. American Cancer Society ve American Diabetes Association’ın 2010 yılı raporunda diabet’in pankreas, karaciğer ve endometriyal kanser riskini iki katına çıkardığı ve ayrıca meme, mesane ve kolorektal kanser riskini artırdığı belirtilmişti.

Redaniel MT, Jeffreys M, May MT, Ben-Shlomo Y, Martin RM. Associations of type 2 diabetes and diabetes treatment with breast cancer risk and mortality: a population-based cohort study among British women. Cancer Causes Control. Published ahead of print, Sept 13, 2012.

‘DÜŞÜK KARBONHİDRATLI’ BESLENME

KALP HASTALIĞI RİSKİNİ ARTIRIYOR

İsveç’te yapılan yeni bir araştırmaya göre, düşük karbonhidratlı beslenme kilo alımına neden olurken kalp hastalığı riskini de artırıyor. 1980’lerde kalp hastalığı riskini azaltma çabalarının bir parçası olarak, yağ alımlarını azaltmaları için teşvik edilen 140,000’den fazla kişinin kolesterol seviyeleri bir süreliğine düşmüştü. Fakat 2000’li yılların başında, düşük karbonhidratlı beslenme bu kişilerin pek çoğunun sağlıklı karbonhidratlardan vazgeçerek onun yerine daha yağlı gıdalar yemelerine yol açtı. Bunun sonucunda ise, daha yüksek kolesterol seviyeleri ve kalp hastalığı riski ortaya çıktı.

Johansson I, Nilsson L, Stegmayr B, Boman K, Hallmans G, Winkvist A. Associations among 25-year trends in diet, cholesterol and BMI from 140,000 observations in men and women in Northern Sweden.Nutr J. 2012;11:40. E-pub ahead of print.

YENİ BİR ARAŞTIRMAYA GÖRE

SOYA ÜRÜNLERİ KADINLARI MEME

KANSERİNİN NÜKSETMESİNDEN KORUYOR

American Journal of Clinical Nutrition dergisinin Temmuz sayısında yayımlanan bir habere göre, daha önce kanser teşhisi konmuş kadınların soya ürünleri tüketmeleri kanserlerinin nüksetmesi riskini düşürüyor. Araştırma toplam 9,514 kadını kapsayan eski araştırmaların sonuçlarıyla birleştirildi. Soya ürünleri tüketmekten kaçınan kadınlara oranla daha fazla soya ürünü kullanan kadınlarda kanserin yüzde 25 daha az geri dönme olasılığı bulunuyor.

Bazı kadınlar kanser teşhisi konduktan sonra soya ürünlerinden kaçınmakta. Bu ve birkaç geçmiş araştırma soya ürünlerinin aslında kanserden koruduğunu gösteriyor.

Nechuta SJ, Caan BJ, Chen WY, et al. Soy food intake after diagnosis of breast cancer and survival: an in-depth analysis of combined evidence from cohort studies of US and Chinese women. Am J Clin Nutr.2012;96:123-132.

BALIK YAĞI TAKVİYELERİNİN KALP VEYA

BEYİNE FAYDASI YOK

Yapılan iki yeni araştırma, genellikle balık yağı olarak satılan omega-3 takviyelerinin beyin veya kalp sağlığını iyileştirmediğini ortaya koydu.

50 yaş üzerindeki 12,500’den fazla tip 2 diabetli hastayı ortalama 6,2 yıl boyunca gözlemleyen araştırmacılar, plasebo’ya karşı omega-3 takviyesi alanların kalp sağlığında hiçbir farklılık görmedi. Diabetli hastaların kalp hastalığı veya inme geçirme oranlarının, diabetli olmayanlara göre iki-dört kat daha fazla olduğu tespit edildi. Gerçekleştirilen başka bir meta analiz’de de kalp sorunu olan kişiler için aynı sonuca varıldı.

Beyin sağlığı için omega-3 takviyesini inceleyen araştırmacılar ayrıca, omega-3 takviyeleri ve bunamanın önlenmesi veya iyileştirilmesi arasında hiçbir bağlantı bulamadı.

Bosch J, Gerstein HC, Diaz R, et al. n–3 fatty Acids and cardiovascular outcomes in patients with dysglycemia. N Engl J Med. Published online June 11, 2012.

Kwak SM, Myung SK, Lee YJ. Efficacy of omega-3 fatty acid supplements (eicosapentaenoic acid and docosahexaenoic acid) in the secondary prevention of cardiovascular disease: a meta-analysis of randomized, double-blind, placebo-controlled trials. Arch Intern Med. Published ahead of print, April 9, 2012.

Dangour AD, Andreeva VA, Sydenham E, Uauy R. Omega 3 fatty acids and cognitive health in older people. Br J Nutr. 2012;107:S152-S158.

SOYA İSAFLAVONLARI SICAK

BASMASINI AZALTIYOR

Menopause dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmada, soya ürünlerinin menopoza giren kadınlardaki sıcak basması sorununu hafiflettiği tespit edildi. Altı hafta ile 12 ay boyunca soya isoflavon takviyeleri alan kadınlardaki sıcak basması sıklığı plasebo alan kadınlara göre yüzde 21 oranında azaldı. Plasebo grubuyla karşılaştırıldığında takviye alan kadınlardaki sıcak basması şiddeti yüzde 26 düştü. Araştırmacılar günde 19 miligram genistein (bir çeşit isolavon) alan kadınlardaki sıcak basması sıklığının daha düşük doz alan kadınlara göre iki kat azaldığını tespit etti.

Taku K, Melby MK, Kronenberg F, Kurzer MS, Messina M. Extracted or synthesized soybean isoflavones reduce menopausal hot flash frequency and severity: systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials.Menopause. Published ahead of print March 19, 2012.

VEGAN BESLENME, BESLENME KALİTESİNİ,

KARDİYOVASKÜLER HASTALIK RİSKİNİ VE

TİP 2 DİABET SEMPTOMLARINI İYİLEŞTİRİYOR.

PCRM (Physicians Commitee for Responsible Medicine) araştırmacılarının gerçekleştirdiği ve Ekim 2008 yılında American Dietetic Association dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, American Diabetes Association’ın (ADA) diabetlilere önerdiği beslenme tavsiyeleriyle karşılaştırıldığında, düşük yağlı vegan beslenmenin daha iyi beslenme kalitesi, kilo yönetimi ve kan glukozu kontrolü sağladığı tespit edildi. Hem vegan diyeti hem de ADA’nın beslenme rehberini uygulayan tip 2 diabetli doksan dokuz yetişkinin 22 hafta boyunca rastgele takip edildiği araştırmada, Vegan beslenmenin Alternatif Sağlıklı Beslenme Endeksi puanını önemli oranda artırdığı, daha iyi diyet kalitesi yansıttığı ve kardiyovasküler hastalık riskini düşürdüğü görüldü. Vegan grubundakiler karbonhidrat, lif ve bazı mikrobesinleri daha fazla tükettiler. Vegan grubundakiler ayrıca ADA grubuna göre daha fazla kilo verip, daha iyi glukoz kontrolü sergiledi. Düşük yağlı vegan diyetini daha uzun süre uygulamanın tip 2 diabeti olan insanlardaki önemli kronik hastalıkları, özellikle de kardiyovasküler hastalık riskini azaltabileceği görüldü.

Turner-McGrievy GM, Barnard ND, Cohen J, Jenkins DJA, Gloede L, Green AA. Changes in nutrient intake and dietary quality among participants with type 2 diabetes following a low-fat vegan diet or a conventional diabetes diet for 22 weeks. J Am Diet Assoc. 2008;108:1636-1645.

ANNENİN YEDİĞİ YOĞURT BEBEĞİ

ASTIM RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKIYOR

Danimarka’da yapılan yeni bir araştırmaya göre, yoğurt yiyen anneler doğacak çocuklarının astım olması riskini artırıyor. Hamileyken az yağlı yoğurt tüketmek çocukluk döneminde astım hastalığının ortaya çıkmasıyla, saman nezlesiyle, tam yağlı yoğurt ise ergenlik çağı saman nezlesiyle doğrudan bağlantılı. Hiç düşük yağlı yoğurt tüketilmemesiyle karşılaştırıldığında, düşük yağlı yoğurt tüketmek astımı yüzde 60 oranında artırırken, yüzde 80 oranında da saman nezlesini artırıyor. Gıda anketini tamamlayan 61,912 kadın Danimarka Ulusal Doğum Kohort’undandı.

Kohort: Belirli bir özelliği sahip (aynı yılda doğma, aynı işte çalışma, aynı bölgede oturma v.b.) kişilerin oluşturduğu grup – ç.n.

Maslova E, Halldorsson TI, Stom M, Olsen SF. Low-fat yoghurt intake in pregnancy associated with increased child asthma and allergic rhinitis risk: a prospective cohort study. Poster presented as part of the European Respiratory Society’s Annual Congress, Amsterdam, Netherlands, 25 September 2011.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

KANSERİN ÖNÜNE GEÇMEDE

YAŞAMSAL ÖNEM TAŞIYOR

Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsünün Dünya Kanser Günü için yayımladığı bir raporda, sağlıklı beslenme, egzersiz ve az alkol tüketimi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin Amerika’da yılda 340,000 kanser vakasını önleyebileceği belirtildi. Kanser yılda 7,6 milyon ölüm ve 12,7 milyon yeni teşhis ile dünya’daki ölümcül hastalıkların başında gelmekte. Yaşam tarzı değişiklikleri ise, %38 meme kanseri, %45 kolon kanseri ve %47 oranında mide kanseri riskini düşürebilmektedir.

AICR/WCRF preventability estimates: Update to estimates produced for the 2009 Policy Report. 2011. American Institute for Cancer Research/World Cancer Research Fund. Available at: http://www.aicr.org/site/DocServer/UICCprWCD2011.pdf?docID=4781. Accessed Feb. 7, 2011.

OMEGA – 3 YAĞ ASİTLERİ PROSTAT KANSERİ

RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yapılan yeni bir araştırma insanların balık yağı kapsüllerini alırken – ya da balıkları yerken- iki kere düşünmesine neden olacak. The American Journal of Epidemiology, balık yağında bulunan omega- 3 yağ asitlerinden biri olan DHA seviyelerine yüksek oranda sahip olan erkeklerde prostat kanserinin ortaya çıkma riskinin arttığını açıkladı.

Seattle Fred Hutchinson Kanser Araştırmaları Merkezindeki araştırmacılar Prostat Kanserini Önleme Çalışmasına katılan 3,461 katılımcıyla yaptıkları bir çalışmada, kan dolaşımlarında fazla oranda DHA bulunan erkeklerde prostat kanserinin saldırgan formunun ortaya çıkma ihtimalinin iki buçuk kat daha fazla olduğu sonucuna vardı. Benzer sonuçları European Prospective Investigation into Cancer and Nutrition çalışmasında da elde eden araştırmacılar yüksek oranda omega-3 seviyesine sahip olan erkeklerin prostat kanserine yakalanma risklerinin daha fazla olduğunu tespit etti.

Brasky TM, Till C, White E, et al. Serum phospholipid fatty acids and prostate cancer risk: results from the Prostate Cancer Prevention Trial. Am J Epidemiol. Published ahead of print April 24, 2011. doi: 10.1093/aje/kwr027.

DAHA UZUN BİR YAŞAM İÇİN LİF

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, yüksek lif alımının belirli bir zaman süresi içinde ölüm riskini önemli ölçüde azalttığı tespit edildi. Araştırmacılar National Institutes of Health-AARP Diet and Healty Study katılımcısı olan 219,213 kişinin beslenme kayıtlarını inceledi. Daha fazla lif tüketenlerin daha az tüketenlerle karşılaştırıldığında kardiyovasküler, bulaşıcı ve solunum hastalıklarından ölme risklerinin daha düşük olduğu sonucuna varıldı. Daha az tüketenlere oranla daha fazla lif tüketen erkeklerin kanserden ölme risklerinin de daha düşük olduğu tespit edildi.

Lif sadece bakliyat, tahıl, sebze ve meyve gibi bitkisel yiyeceklerde bulunmaktadır.

Park Y, Subar AF, Hollenbeck A, Schatzkin A. Dietary fiber intake and mortality in the NIH-AARP Diet and Health Study. Arch Intern Med. 2011;171:1061-1068.

Reklamlar